6 Haziran 2016 Pazartesi

Merhaba.
3.blog denemem.Farklı olacak olan ne bilmiyorum.
Bakalım,bu sefer kararlıyım.
-------
Whatsapp'tan nefret ediyorum.
Sanırım bunun ufaktan paranoyak ve zarar görme persepsiyonları olan bir insan olmamla da alakası var.
SMS'ten,skype'tan ya da messenger'dan farkı o iki okun orada görünmesi.Onların okunduğunu görüp karşılığında cevap görememem feci halde hayal kırıklığına sokuyor beni.
Bu karşımdaki kimseye değil,tabii kide kendime karşı.Hah diyorum,bir kişiyi daha soğuttum kendimden.Şişman olduğumdan muhtemelen.Ya da çok konuştuğumdan veya tam tersi söyleyecek birşey bulamadığımdan..
Özellikle bu olaylar flört aşamasında olunca hikikomoriye girmek istiyorum.Bok vardı o okları oraya koydunuz sayın whatsapp çalışanları.
Ve uygulamanında bu kadar büyümesi,chatleşmede ana at olması daha da deli ediyor beni.Yoksa hiç beklemeden sileceğim.Pazartesi sendromu gibi birşey adeta.Ne zaman modası geçecek diye şu saçma şeyin dört gözle bekliyorum.
Bekliyorum hala daha,dişlerimi sıkarak.
Evet cevap gelmiyor hala daha.Üstelik bayağı da düştüğümü hissediyorum sohbette.
Hikikomori olsam nöbette tutamam halilyle.
Niye olması diye düşünmüyor değilim.Zayıflarım da.
Manşetlerde görür gibiyim.
"Hikikomori diyeti ile genç adam 34 kilo verdi""Yaza hikikomori ile girin."
Yoo dostum benim gibi kolay bağımlı olabilen biri diyet falan yapamaz.
Chuck Palahniuk'un Tıkanma kitabında yazdığı gibi
"Bağımlılar neden öleceklerini bilen şanslı azınlıklardandır"
...
Aha telefon öttü.
Peh.
O kadar güzel espri yaptığımı,sağlam bir "Macbeth" göndermesi yaptığımı düşünüyordum.Karşılığında söyle sohbeti ilerletecek bir mesaj falan bekliyor insan..Ya da en azından o çok duymaktan çok  çekinilen "anlamadım" falan.
Gelen şey şu "gözlerimden gülmekten yaş aktı" emojisi.
Siktirin gidin gerçekten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder